Translate
      Arşivler
    Tag Cloud
LED Aydınlatma 1
Yazar | 5 YorumYorum Yap
Son güncelleme: 5 Haziran 2009,Cuma

Bir ortamı ve içerisindeki nesneleri istenilen ölçütlerde görsel algılamaya uygun kılacak şekilde tasarlanmış ışık uygulamaları aydınlatma olarak tanımlanır. Bir hacmin tamamında belirli kriterler kapsamında talepleri karşılamak amacıyla yapılan aydınlatma genel aydınlatmadır. Mekanlarda genel aydınlatmanın yanı sıra çeşitli vurgu, yönlendirme veya farklı aydınlık seviyesine ihtiyaç duyulan kısmi bölgelerin ışıklandırılması ise bölgesel aydınlatma olarak tanımlanır. Bölgesel aydınlatma kimi zaman genel aydınlatmanın yetersiz kaldığı noktalarda gerekli aydınlık seviyesini sağlamak amacıyla yapılırken; kimi zaman da bir nesne üzerine vurgu yapmak ya da estetik görüş katmak amacıyla kullanılır. Bir ortamın aydınlatılması için; en ekonomik ışık kaynaklarının kullanılmasından da öte bir çözüm düşünülmeli ve işletme-yatırım maliyetlerinin yanısıra istenilen görsel konfor kriterini yerine getirecek en uygun çözüm bulunmalıdır. Aydınlatma tasarımında göz önünde bulundurulması gereken konfor ölçütleri ise; aydınlatmanın niteliği, aydınlatmanın niceliği, ışıklılık ve yüzey özellikleri olarak sıralanabilir.

1.1 Aydınlatmanın Niceliği

Aydınlatmanın niceliği ortamdaki aydınlık düzeyi ile ilgili bir kavramdır. Hacimler için gerekli olan aydınlık düzeyleri, hacimin kullanım amacına bağlı olarak farklılık gösterir.

1.2 Aydınlatmanın Niteliği

Aydınlatmanın niteliği ışığın rengini, renksel geriverimini, aydınlık düzeyinin dağılımını ve gölge konularının içeren bir kavramdır. Doğru aydınlatma için ortamın aydınlık düzeyinin istenilen değerde olması tek başına yeterli değildir. Aydınlatmanın tam bir çözüm sunabilmesi için, ortamın kullanım amacına hizmet eden renksel ve görsel kriteleri yerine getirmesi gerekir.

1.2.1 Renksel Geriverim

Bir yapay ışık kaynağının spektrumu (dalga boyu bileşenleri), günışığı spektrumuna ne kadar yakınsa, tüm renkler günışığı altında algılandığı gibi görülebiliyorsa, o kaynağın renksel geriverimi o derece yüksek olacaktır. Işık spektrumu, ışığın hangi dalga boyunu enerji veya güç birimleri açısından ne kadar içerdiğini gösteren bir grafiktir. Renksel geriverim özellikle yumuşak renksel dönüşümlerin ve tonlamaların önemli olduğu mekanlarda önem kazanırken; renksel algılamanın önemsiz olduğu mekanlarda göz ardı edilebilir.

1.2.2 Renk Sıcaklığı

Işığı hiç yansıtmayan siyah bir kütlenin, ısıtıldığında hangi sıcaklıkta hangi spektrum özelliklerinde ışık yaydığı referans alınarak belirlenen ve Kelvin (0°C = 273°Kelvin) sıcaklık derecesiyle belirtilen kalitatif bir yaklaşım değeridir. Gün ışığı 5000-5500 Kelvin derecesine (renk sıcaklığına) eşittir. Düşük düzeydeki renk sıcaklığı, insan gözü tarafından, kırmızı yönünde bir renk, yüksek renk sıcaklığı ise mavi yönünde bir renk olarak algılanır.

Düşük aydınlık seviyeleri için sıcak renk, yüksek aydınlık seviyesi içinse soğuk renklerin kullanılması uygundur.

1.2.3Aydınlık Düzeyi Dağılımı

Aydınlatılan mekanın her noktasında aynı aydınlık seviyesini yakalamak zordur. Bu yüzden aydınlık seviyesinin dalgalanması belirli sınırlar içinde olmalı; minumum, ortalama ve maksimum aydınlık seviyeleri arasında farkedilir büyük bir fark olamamalıdır. Emin/Emax oranı 0,4 ile 0,6 aralığında olamalıdır. Bunu sağlamak için ışık kaynakları uygun seçilip, doğru konumlandırılmalıdır. Işık kaynakları doğru konumlandırılmadığı taktirde parlama, loşluk, karanlık kalan kısımlar, gölge oluşumu gibi olumsuz tablolar ortaya çıkacaktır. Gölge oluşumunu; ışık kaynağından çıkan ışığın dolaylı yollardan cisme ulaştırılması, ışık kaynaklarının minumum gölge oluşturacak şekilde konumlandırılması ya da bir çok noktadan ışığın yönlendirilmesi şeklinde ortadan kaldırabiliriz. Aydınlatma şiddetinin belirlenen koşulların üzerinde olması yorgunluk ve baş agrısı gibi fiziksel sorunlara sebep olur. Gözün görme alanı; bakılan nesne, yakın çevre, genel çevre olarak incelenir. Optimal aydınlatma için bu üç bölüm arasındaki aydınlık şiddeti oaranları belirli sınırlar içinde olmalıdır;

Bakılan nesne / Yakın çevre 1/3 – 1/5

Bakılan nesne / Genel çevre 1/5 – 1/10

Birincil ışık kaynakları / Yakın çevre 1/20

Aydınlık şiddetinin uygun olmayan dağılışları, çok yüksek aydınlık şiddeti veya mekan içerisindeki aydınlık şiddetinin aşırı değişimi kamaşmaya neden olur. Bunu önlemek için ışık kaynağı ile bakış doğrultusu arasındaki açıyı artırmak, ışık kaynağının akısını azltmak, gibi önlemler alınabilir.

1.3 Genel ve Bölgesel (Lokal) Aydınlatma

Genel aydınlatma; bir hacmin tamamının genel kullanım amacına yönelik bir aydınlık seviyesiyle aydınlatılmasıdır. Lokal aydınlatma ise bir hacim içerisinde belirli bir bölümün farklı amaçlara yönelik olarak genel aydınlatma seviyesinden daha farklı ve belirgin bir şekilde aydınlatılmasıdır.Bir hacim içerisinde en uygun aydınlatma çözümünü sunmak için mobilyaların yerleşimi ve kullanım alanları iyi belirlenmeli, tüm ihtiyaçları karşılayacak çözümler üretilmelidir. Genel ihtiyaçları karşılamak için genel aydınlatmayla beraber bölgesel aydınlatma da göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin mutfakta istenen genel aydınlık şiddeti ortalama “300 lux” değerindeyken; çalışma düzlemi olan tezgah üzerinde, çalışırken meydana gelebilecek kazaları minimize etmek, çalışmayı daha verimli kılmak açısında olması gereken aydınlık şiddeti ortalama “500 lux” değerindedir. Lokal aydınlatma ekonomiklik ve komfor sağlamak açısından önemlidir. Bir resmin, vitrinin, müzede sergilenen nesnenin, mağazalarda rafların ve tezgahların aydınlatılmasında lokal aydınlatma uygun bir çözümdür. Lokal aydınlatmada spot halojen lambalar, kompakt florasan ampuller, metal halide lambalar, fiber optik kablolar ve Ledler yaygın olarak kullanılmaktadır. Lokal aydınlatma yapılırken ışıklandırılacak bölgenin özellikleri de göz önünde bulundurulmadıdır. Örneğin sergilenen bir tarihi eserin, ışık yayarken aynı zamanda ısı da yayan bir aydınlatma elemanı ile aydınlatılması neseneye zarar verecek ve özelliğinin bozulmasına sebep olacaktır. Bu yüzden fiberoptik kablolar, Ledler gibi ısı yaymayan soguk ışık kaynaklarının kullanılması daha uygun olacaktır. Vitrin aydınlatmaları için çarpıcılık önemli olduğundan çeşitli ışık-gölge oyunları, renk filtreleri gibi alternatif yöntemlerle aydınlatmanın hayal gücümüzle sınırlı olan sonsuz yöntemlerini kullanabiliriz.

1.4 Genel Aydınlatma Teknikleri

Genel aydınlatma, ışık kaynağından çıkan ışık akısının çalışma düzlemine ne şekilde ulaştığına bağlı olarak 5 farklı şekilde yapılır.

1.4.1 Dolaysız Aydınlatma

Dolaysız aydınlatmada; aygıttan çıkan ışık akısının tamamına yakını doğrudan çalışma düzlemine yollanır. Bu yüzden yüzey faktörünün etkisi oldukça düşüktür. Sistemin bu şekilde olması nedeniyle verim oldukça yüksektir; fakat ışığın yüzeye doğrudan gelmesi nedeniyle gölgelenme sorunu ve oda içerisindeki aydınlık seviyesi dağılımda farklılıklar ortaya çıkmaktadır.kulalnılan aydınlatma aygıtlarının dopru ve homojen yerleşimi ile bu sorunlar ortadan kaldırılabilir.

Dolaysız aydınlatmada ışık kaynakları belli bir askkı boyuyla monte edilir. Askı boyu oda mimarisine ve ışık dağılımına eşit olanak sağlayacak şekilde seçilmelidir. Dolaysız aydınlatma için tasarlanmış tüm aygıtların yansıtıcı özelliği vardır. Dolaysız aydınlatma özellikle koyu renkli yüzeylerin kullanıldığı veya yüksek tavan boyuna sahip hacimlerde tercih edilebilecek aydınlatma aydınlatma tekniğidir.

1.4.2 Yarı Dolaysız Aydınlatma

Dolaysız aydınlatmadan farklı olarak, kaynaktan çıkan ışığın daha büyük bir kısmı(%10-%40) yüzeylerden yansıyarak çalışma düzlemine gelir. Bu sistem sonucunda dolaysız aydınlatma modellerine kıyasla daha yayınık bir aydınlatma oluşur. Bununla birlikte aygıttan çıkan ışık akısının bir ısmının yüzeylerden yansıyarak çalışma düzlemine ulaşması sonucu dolaylı aydınlatmanın bazı etkileri de yumuşatılır.

1.4.3 Yayınık Aydınlatma

Aygıttan çıkan ışık akısının hemen hemen eşit oranlarda dolaylı ve dolaysız olarak çalışma düzlemine ulaştığı aydınlatma biçimi, yayınık aydınlatma olaerak tanımlanır. Yayınık aydınlatmada ışık kaynakları çıplak veya küresel yayıcı aygıtlarla birlikte kullanılır. Yayınık aydınlatmada, yüzey yansıtma faktörleri diğer aydınlatma modellerine oranla daha önemlidir. Ayrıca sistem verm düşmünün etkisini azaltmak için aygıtların bakım ve temizlikleri sıklıkla yapılmalıdır. Yayınık aydınlatma, gölge oluşumlarının az olması ve yayınık bir aydınlık dağılımı elde edilmesi nedeniyle özellikle konutlarda öncelikli olarak tercih edilir.

1.4.4 Yarı Dolaylı aydınlatma

Aygıttan çıkan ışık akısının büyük bir kısmının (%60-%90) dolaylı olarak çalışma düzlemine ulaştığı aydınlatma modeli, yarı dolaylı aydınlatma olarak tanımlanır.

1.4.5 Dolaylı aydınlatma

Aygıttan çıkan ışık akısının tamamına yakınının (%90-%100) dolaylı olarak aydınlatma düzlemine ulaştığı aydınlatma modelidir. Dolaylı aydınlatmada, ışığın bir çok noktadan yansıyarak yüzeye gelmesi, görsel konfor ölçütlerini olumlu yönde etkiler. Hacim içerisinde gölgelenme yok denecek kadar azdır ve od içerisindeki aydınlık şiddeti dağılımı homojendir. Kaynaktan ışığın doğrudan yüzeye gelmemesi nedeniyle de kamaşma olmayacaktır. Dolaylı aydınlatma yapılan mekanlarda ışık akısının dolaylı olarak (tavan ve duvarlardan yansıyarak) yüzeye ulaşması nedeniyle iç yüzey çarpanlarının yüksek olasına dikkat edilmelidir. Beraberinde iç yüzeylerde oluşabilecek kirlenme nedeniyle, kayıpların artmasını engellemek için yüzey temizlikleri belirli periyotlarla yapılmalıdır.

2 AYDINLATMADA KULLANILAN IŞIK KAYNAKLARI

Her alanda olduğu gibi, aydınlatma konusu da geçmişten bugüne olan süreçte önemli gelişmeler ortaya koymuştur. Hiç kuşkusuz bilim ve teknolojideki gelişmelere koşut olarak bu gelişmeler sürecektir. Yağ, mum, kandil gibi aydınlatma öğeleri bir tarafa bırakılırsa aydınlatma konusundaki ilk önemli atılım elektrik enerjisi kullanılarak ışık veren akkor telli lambalarla aydınlatma yapılmasıdır. Genelde hacimlerin ortasında asılan bu lambalar, verdikleri az ışıkla yalnızca nesnelerin görünürlüğünün sağlanması amacını taşımıştır. Çünkü bu ilk aşamada amaç, yeni bir teknoloji ile karanlığı yenmektir. Giderek, yeni ışık kaynaklarının üretilmesi ve varolanların ise geliştirilmesi ile daha ucuz ve daha fazla ışık elde edilmeye başlamıştır. Bu arada lambaların gelişmesine koşut olarak aydınlatma aygıtlarının kullanılması ve geliştirilmesi de gündeme gelmiştir. 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra bu alandaki gelişmeler büyük bir hızla süregelmiştir. Önceleri yalnızca ışık elde etmek olan amaç, daha çok, daha çeşitli ve daha ucuz ışık elde etmeye yöneldiğinde aydınlığın nicelik boyutu üzerinde çalışmalar, hesap yöntemleri, ölçme konuları ağırlık kazanmış, aydınlatma tekniği bu alanda gelişmeye başlamıştır. Bu nedenle genellikle tüm hacimlerde belli bir düzeyde ışık elde etme ve bu ışığı düzgün yayma çabaları ön planda gelmiştir. Aydınlatma tekniğindeki gelişmeler, artık yalnızca görme değil iyi görme koşullarının sağlanması için aydınlığın niceliği yanında nitelik konusunu da gündeme getirmiştir. Bu aşamaya kadar daha çok olaya mühendis gözü ile bakılması nedeniyle aydınlatmada teknik çözümler ağırlık taşımıştır.

İyi görme koşulları içinde yer alan aydınlığın nitelik boyutu ile birlikte;

– Görsel algılamanın kolaylıkla sağlanması ve uzun süre sürdürülebilmesi,

– Renklerin doğru görülmesi, renk ayrımlarının algılanabilmesi,

– Yüzeylerin biçim, doku, boyut özelliklerinin doğru algılanması,

– Devinimle ilgili yön, hız gibi özelliklerin kolaylıkla algılanabilmesi,

– Bakılan nesnenin çevre ile ayrımlarının ve görülmesi gereken ayrıntılarının kolaylıkla görülmesinin sağlanması,

gibi olanaklar elde edilmiştir.

Aydınlatma tekniğindeki gelişmelerle birlikte aydınlatma sanayindeki gelişmeler, aydınlatma konusunun mimarideki anlam ve öneminin giderek artmasını getirmiş; farklı seçenekler içinde türlü yönlerden daha uygun çözüm arayışları gündeme gelmiştir. Dış aydınlatma konularında da aynı gelişim süreci yaşanmıştır. Önceleri temel amaç karanlığın ürküntüsünü yenmek, yaya ve araç trafiği yönünden güvenlik ve emniyet sağlamak olmuştur. Kentleşmenin yaygınlaşıp nüfusun artması, insan – toplum ilişkilerindeki yakınlaşmalar ve sanat – kültür olayları, iç – dış turizmin etkileri gibi pek çok etken kentlerin geceleri de etkin bir biçimde kullanımını getirmiştir. Kentlerin kullanılması yanında kentteki güzelliklerin geceleri de sergilenmesi aydınlatmayı gerekli kılmıştır.

2.1 Akkor Flamanlı Lambalar

Akkor lambalar en eski elektrikli ışık kaynaklarından olup; günümüzde de ucuz olmaları ve montajlarının kolay olması nedeniyle yaygın bir kullanım alanına sahiptir. Akkor lambalar; tungsten telden yapılmış flaman üzerinden akım akıtılarak, telin akkor derecede kızartılması sonucu ışık üretirler. Akkor lambalar tayfı düzgün ve sürekli bir ışınım oluşturur. Renksel geriverimlerinin yüksek olmasına karşın çok düşük ışıksal geriverimleri vardır. Bunun nedenleri ise ısıl kayıplarının yüksek olması ve yayımlanan ışınımların büyük bir kısmının kızılaltı dalgfa boylarında olmasıdır.lambaların ışıksal verimleri, lambanın gücüne ve yapısına bağlı olarak 8- 22 lm/W değerlerindedir. Flaman üzerindeki sıcaklığın ortalama 1500 °C olması sonucu görünür bölgede ışınım oluşur. Lamba içersinde flaman teli olarak, çok yüksek erime noktası ve düşük buharlaşma özelliği nedeniyle volfram madeninden elde edilen tungsten teli kullanılır. Tel gerek ısı kaybını azaltmak gerekse buharlaşma sonucu oluşan madde kaybını azaltmak amacıyla sarmal ve bükümlü yapıdadır. Flaman tel, taşınma ve kullanım esnasında oluşabilecek sarsıntı ve gerilmelerden etkilenmemesi için destek tellerin üzerine yerleştirilir. Lambanın tüm iç yapısını çevreleyen yapı ısıya dayanıklı camdır. Bu kavanoz, falamnın atmosferle temasını engelleyerek çalışma süresince oksijenle yanmayı engeller. Lambaların camları ışık geçirme yapısına bağlı olarak, düzgün, yayınık veya izotropik yayınık geçirme yapacak şekilde tasarlanır. Flaman üzerinden geçen akım sonucu oluşan ışıkla birlikte yüksek sıcaklık değerleri ortaya çıkar. Yanyana bulunan sargıların birbirini etkilemesiyle de bu sıcaklık değeri hızlı bir artış gösterir ve bu artşın belirli sınırlar içinde tutulması gerekir. Oluşan ısının flaman üzerinden uzaklaştırılmaması durumunda, lamba ömründe kısalma ve lambanın çabuk hasar görmesi söz konusudur. Bu yüzden flaman üzerindeki ısıyı uzaklaştırmak ve flaman sarımları arasında oluşabilecek kılcal ark olaylarını engellemek amacıyla camın içi argon-azot gazlarının karışımı ile doldurulur.

1- Cam kavanoz

2- Azot- Argon gazları

3- Flaman yapısı

4- Destek telleri

5- İletken teller

6- Düğme yapı

7- Sigorta yapısı

8- Deşarj borusu

9- Duy

Lambaya uygulanan gerilimdeki artış lambanın yaydığı toplam ışık akısında artışa neden olur. Nominal gerilimin üzerindeki gerilimlerde ise argon gazı ark oluşumunu engellemede yetersiz kalacak ve lamba ömrü azalacaktır. Akkor lambalar şebeke geriliminden etkilenir, akkor lambalar için belirtilen lamba ömrü 220V gerilim ve %1 lik şebeke dalgalanması için ortalama “1000 saat”tir.

2.2 Akkor Halojen Lambalar

Halojen lambalar geleneksel akkor lambalara göre daha yüksek ışıksal verime ve insan tarafından iyi algılanabilen daha beyaz bir ışığa sahiptir.Akkor halojen lambalarda ampulun içinin doldurulduğu gazlar iyot grubundandır. Gaz içerisindeki halojen, volframin buharlaşarak lambanın iç yüzeyine yapışmasını engelleyerek camın şeffaf kalmasını sağlar.Halojen ampulun sıcaklığının yüksek olması gerektiğinden ampul yapıları daha küçük ve ısıya dayanıklı camdan yapılır. Halojen ampullerin ömürleri ortalama 2000 saattir. Halojen lambaların şebeke geriliminden düşük gerilimlerde çalışan modelleri de mevcuttur; bunların ışıksal geriverimi bir üst gerilim seviyesinde çalışan modelden yüksektir.

Akkor labbaların avantajları;

– Her konumda kullanılabilir

– Renksel geriverimleri oldukça iyidir

– Dimerlenebilir

– Sık açılıpı kapanmanın lamba ömrüne etkisi fazla değildir

– İlk yatırı maliyetleri düşüktür

– Işık tayfları düzgün ve süreklidir

– Renk sıcaklığı 2400-3000 K arasındadır

Akkor lambaların dezavantajları

– Ömürleri diğer lamba tiplarine göre düşüktür

– Işıksal verimleri düşüktür(8-22 lm/W)

– Çalışırken fazla miktarda ısı açığa çıkar

– Şebekedeki dalgalanmalar ve gerilim artışlaı lamba ömrünü ciddi derecede azaltır

2.3 Floresan Lambalar

Esas olarak alçak basınçlı civa buharlı lamba sınıfına giren floresan lambalar günümüzde akkor lambaların 3-5 misli ışıksal verimleriyle ve gelişmiş renk seçenekleiyle en popüler ışık kaynaklarındandır. Floresan lambalar beraberinde bir balast ve starter devresiyle çalıştırılabildiği gibi bazı modelleri starter devresine ihtiyaç duymadan da çalışabilir. Kompakt floresan olarak bilinen modeller ise çalışması için erekli olan yardımcı elemanları bünyesinde barındırdığı için şebekeye doğrudan bağlanabilir. Floresan lambalar elektriksel boşalmayla ışık açığa çıkarır. Lamba elektrotlarından yayılan elektronlar, tüp içerisinde hareket ederken kendileriyle aynı ortam içinde bulunan civa atomlarının elektronlarıyla çapışır, civa atomlarının elektronları bu çarpışmanın etkisiyle yörüngelerinden çıkar ve tekrar yörüngelerine dönerken UV ışınımlar, floresan lambanın iç yüzeyindeki fosfor kristalleri (florışıl) tarafından görünür ışığa dönüştürülür. Floresan lambaların verimleri (ışıksal etkinliği) lamba gücüyle doğru orantılı olarak artış gösterir. Bunun nedeni büyük güçlü lambalarda elektrotları optimum sıcaklıkta tutmak için gereken gücün küçük güçteki lambalara oranla daha düşük olmasıdır. Grafikten de anlaşılacağı gibi lamba akımının verim üzerindeki etkisi büyüktür. Artan lamba akımı etkinlik faktörünün düşmesine sebep olur.

Floresan lambanın tüp yapılarında kullanılan malzemeler, kullanım alanına ve lambanın çeşidine göre farklılık gösterebilir. Genelde tüp şeklindeki floresan lambaların ampulleri soda-kireç camdan yapılırken eğrisel ve dairesel floresan lamba tüpleri kurşun katkılı camdan imal edilir. Floresan lambanın içindeki civa buharı tek başına görünür bölgede ışık üretemediği için lambanın iç yüzü florışıl tozlarla kaplanır.bu tozun türü ; lambanın verimini, rengini ve renksel geriverimini etkileyen en temel bileşendir. Tozun saflığı ve kristal boyutuda oldukça önemlidir. Floresan lambanın elektrotları iki veya üç bükümlü olabilir. Elektrotların ana görevi deşaj için gerekli olan serbest elektron olusumunu sağlamaktır. Elektrotlar ön ısıtmalı (starter yapılı) olabileceği gibi startere ihtiyaç duymayan devre yapısında da olabilir. Floresan lambalarda civa buharı tek başına deşarjın devamı için yeterlli olamması nadeniyle belli oranlarda argon ve kripton gazı içerir. Bu gazlar asal gazlardır. Lamba içindeki gazların basınç değerleri lamba ömrü ve verimi açısından doğrudan etkilidir. Işıksal verim açısından en ideal değerler; civa buharı için 0.8 Pa, yardımcı gazlar için 2500 Pa dır. Floresan lambalrın verimlerini öncelikle kullanılan florışıl tozlar belirler. Ayrıca ortam sıcaklığı, dış çevredeki ısıl değişimler, lamba içerisindeki civa buharının basıncında ve buna bağlı olarak yayılan ışık akısında değişimlere neden olur. Kullanılan balast ve yardımcı elemanların kalitesi de yayılan toplam ışık akısı üzerinde etkilidir. Floresan lambalarda ısıl kayıplar çok azdır ve lambaların verimleri 45-200 lm/W değerlerindedir. Floresan lambalarda, normal çalışma değerlerinin üzerindeki ve altındaki sıcaklık degerlerinde ışık akısında azalma gözlenebilir. Floresan lambaların ömürlerini etkileyen en önemli faktör, açma kapama sıklığıdır. Lambanın ateşleme süresince flamanlar üzerinden geçen yol alma akımı ciddi bir yıpranmaya neden olur. Floresan lambaların ömürleri hesaplanırken 3 saatlik kullanım süresi baz alınır. Lamba için belirtilen 7500 saatlik kullanım süresi 2500 açma kapama için geçerlidir. Yakma periyodunun daha da uzatılması lambanın ömrünü ciddi oranda artırır.

1 saatlik yakma periyodu -%35

10 saatlik yakma periyodu +%40

Sürekli yanma +%150

Yüksek frekanslı balast kullanımı ve ateşleme yapısı lamba ömrünü artıran pozitif etmenlerdir. Floresan lambalar, yapılarına ve fosfor tuzlarına bağlı olarak sıcak beyaz, beyaz, soğuk beyaz, günışığı, soğuk günışığı gibi geniş bir renk yelpazesinde üretilirler. Floresan lambaların olumlu ve olumsuz özelliklerine tekrar göz atacak olursak; geniş renk seçeneği, şebeke gerilimindeki dalgalanmaların lamba ömrü üzerine etkisinin oldukça düşük olması, çizgisel lamba montajında iyi bir alternatif olması, çalışırken ısı yaymaması, ışıksal verimlerinin yüksek olması, uzun ömürlü olamaları olumlu özellikleri arasında sayılabilirken; ışık akısının ortam sıcaklığından etkilenmesi, ilk tesis masraflarının yüksek olması, sık açılıp kapanmaya elverişli olmaması, balastlar üzerinde enerji kaybının olması,çalışması için yardımcı elemana ihtiyaç duyması olumsuz özellikleri arasındadır.

2.4 QL İndiksiyon Lambaları

QL indiksiyon lambaları, indiksiyon bobininin civa buharında deşarj olşumunu tetiklemesi sonucu ışık üretir. Lamba içerisinde geleneksel elektrot veya flaman yapısı olmadığuı için lamba ömrü diğer modellere kıyasla daha uzundur. QL lambaların 60000 saatlik çalışma ömürleri vardır ve çoğu durumda lambalar 100000 saat ışık üretebilirler. İndiksiyon lambaları uzun ömürlü ve bakım giderleri de düşüktür. Lambanın iç çeperi floesan tozlarla kaplanır. Floresan lambalardaki renk serisine sahip olduğundan iç mekanlarda da kullanıma elverişlidir.

İndiksiyon bobini 2,65 MHz frekansla çalışır ve diğer deşarj lambalarından farklı olarak flicker etkisi yoktur. Ayrıca yüksek çalışma frekansı sayesinde stroboskobik etki oluşturmaması ve uzun öömürlü olması sayesinde endüstriyel alanda kullanıma elverişlidir. İndiksiyon lambaları şebeke dalgalanmalarından etklenmez. Lambaların ışıksal verimleri 70 lm/W değerindedir ve bu değer bir çok modele kıyasla oldukça yüksektir.

2.5 Yüksek Basınçlı Sodyum Buharlı Lambalar

Yüksek basınçlı sodyum buharlı lambaların dış ampul kaplamaları ısısal şoklara dayanıklı olacak şekilde polikristalin alminyum oksitten yapılır. Lambanın camı ovoid ya da saydam tüp şeklindedir. Ovoid yapıdaki lambaların ışıklılıklarını düşürmek için lambanın iç çeperi toz ile kaplanır. Yüksek basınçlı sodyum buharlı lambaların deşarj tüpü ısıya dayanıklı yarısaydam aliminyum oksit camdan yapılır. Lambanın deşarj tüpü içinde sodyum civa karışımı ve ksenon gazıbulunur. Tüp içerisindeki sodyum gazı ışımanın büyük bir kısmını gerçekleştirirken, kolay iyonize olma özelliğine sahip ksenon gazı ateşlemeyi kolaylaştırır. Tüp içerisindeki civa ise tüpün gaz basıncını ve lamba çalışma gerilimi düzenleyici rol üstlenir. Lambanını elektrotları tugsten çubuk ve etrafı sarılı tugsten telden ibarettir. Düşük güçteki lambalar tek başlatıcıya sahipken büyük güçtekilerin yardımcı başlatıcıları vardır. Lambanın ömrü 8000-20000 saat arasındadır. Işıksal verimleri 70-150 lm/W arasındadır. Işık tayfları düzgün ama sürekli değildir. Çalışırken ısınırlar. Dimmerlenebilme özelliğine sahiptir. Sodyum buharlı lambalar; yol aydınlatması, sanayi alanlarının aydınlatılması, spor tesislerinim aydınlatılması, binaların dış cephe aydınlatmasında kullanılır.

2.6 Yüksek Basınçlı Civa Buharlı Lambalar

Işığı, dolaylı ya da dolaysız olarak en çok cıva buharının ışınımı ile oluşmuş olan yanma durumundaki kısmi buhar basıncı 100000 paskal üzerinde bulunan lamba türü yüksek basınçlı civa buharlı lambalar olarak tanımlanır. Yüksek basınçlı civa buharlı lambalarda gaz basıncının 100000 paskal degerinden yüksek olması ve 1000 gbi yüksek bir sıcaklığa ulaşması nedeniyle deşarj tüpü kuvars camdan yapılır. Kuvars cam mor ötesi ve görünür ışınların bir kısmını yutan bir yapıya sahiptir. Deşarj tüpü yüksek sıcaklıklarda esnekliğini koruyan yay tertibatıyla desteklenmiştir. Ayrıca tüpün her iki ucunda da yardımcı ve ana elektrotları besleyen ısıya dayanıklı moliblenden yapılmış mevcuttur. Deşarj tüpünün içinde damıtılmış civa ve az miktarda asal gaz bulunur. Ayrıca ampulün içinde ise oluşabilecek parlamaları ve oksitlenmeyi önlemek için argon ya da argon- azot karışımı bulunur. Yüksek basınçlı civa buharlı lambalarda ana ve yardımcı elektrot olmak üzere 2 elektrot yapısı vardır. Yardımcı elektrot ateşlemeyi başlatırken ana elektrot da deşarjın devamlılığını sağlar. Lambanın çalıştırılmasıyla birlikte ana ve yardımcı elektrotlar arasında kalan bölgedeki gaz iyonize olmaya başlar ve deşarj tüpünün içerisindeki gazın direncinin düşmesiyle deşarj balşar. Ateşleme için gerekli olan minumum şebeke gerilimi ortam sıcaklığına bağlı olarak değişiklik gösterir.

Lambanın dış çeperini oluşturan koruyucu dış ampul soda_kireç ya da bor silikat camdan imal edilir. Ayrıca yüksek basınçlı civa buharlı lambanın ışık tayfı belli dalga boylarında yoğunlaşmış (sarı yeşil mavi mor) ve kırmızı ışığın üretilmediği bir yapıdadır. Bu yüzden lambanın renksel geriverimini düşürmek için dış ampulün iç kısmı fosfor tabaksıyla kaplanır. Yüksek basınçlı civa buharlı lambaların ömürleri yaklaşık 20000 saat. Güçleri 50-1000W’tır. Işık akısı 1800-58500 lm dir. Renk sıvaklıkları 2900-4200 K aralığındadır. Kırsal kesim ve şehir alanlarının aydınlatmasında, maden ocakları ve taş ocaklarının aydınlatılmasında, trafik işaretleri dekoratif maksatlı projektör uygulamalarında kullanıma uygun yapıdadır.

2.7 Metalik Halojenürlü Lambalar

Işığın büyük bölümü , bir metal buharı ve halojenür ayrışması ürünleri karışımının ışınımından oluşan yüksek yeğinlikli boşalmalı lamba türü metalik halojenürlü lamba türü olarak adlandırılır. Metalik halojenürlü lambaların boşalma tüpleri genelde saf kuvars tan imal edilir. Deşarj tüpünün içerisine belli oranda cıva , metal tuzları ile birlikte neon-argon veya kripton-argon karışımları konulur. Metalik halojenürlü lambaların deşarj tüpleri yanma konumları esas alınarak dört şekilde üretilir. Metal Halide lambalar elektrotları yapılarına bağlı olarak farklılık gösterir. Elipsoit yapıda olan lambalarda yardımcı elektrot bulunmazken diğer tüm modellerde iki ana bir yardımcı elektrot bulunur. Elektrot yapısı , tungsten çubuk ucuna sarılmış elektrot yayıcı madde emdirilmiş tungsten telden ibarettir. Metalik halojenürlü lambalarda ampulün iç yüzeyi gerek renksel verimi yükseltmek gerekse ışık kaynağının ışıklılığını azaltmak amacıyla beyaz renkte ışık yayıcı fosforla kaplanabilir. Ampulün içerisine doldurulacak gazı deşarj tüpünün içerisindeki gaz karışımı belirler. Deşarj tüpünün içerisinde neon-argon karışımı kullanılırsa lamba içine neon gazı doldurulur. Deşarj tüpünün içerisinde kripton-argon karışımı kullanılırsa lamba içerisine ya azot gazı doldurulur ya da havası tamamen boşaltılır. Metalik halojenürlü lambalar ateşleme için yüksek gerilime ihtiyaç duymaları nedeniyle ateşleyiciyle birlikte kullanılır. Lambaların rejime girmesi 3-5 dakikadır ve tekrar ateşleme için 5-15 dakikalık bir süre gerekecektir. HP1 ve HP1 T yapısındaki lambalar için tekrar ateşleme süresi 10-20 dakikadır. Bu modellerde duy yapısı nedeniyle sıcak ateşleme yapılamaz. MHD – LA ve SA gibi Çift ayaklı metalik halojenürlü lamba modellerinde 35 – 50 kV’luk ateşleyiciyle birlikte kullanıldıkları için sıcak ateşleme yapılabilir. Sıcak ateşleme yapılması isteniyorsa ışık kaynağıyla birlikte kullanılan ekipmanın da ateşlemeye uygunluğu göz önünde bulundurulmalıdır. Metalik halojenürlü lambalar çalışma konumuna karşı oldukça hassastır. Çoğu lambanın kendine uygun yanma konumu mevcuttur ve yanlış kullanımda ışık renginin değişmesi ve ömrün kısalması kaçınılmazdır. Lamba ömrü elektrotlarının hızlı buharlaşması nedeniyle daha kısadır. Ömürleri 6000 – 7500 saattir. Sık açıp kapama lamba ömrünü olumsuz etkiler. Şebeke gerilimindeki değişimler ışık renginin değişmesinin yanında lamba ömründe de azalmalara neden olur. Küçük gerilim dalgalanmaları renk bozulmasına ve ömrünün kısalmasına neden olur. Işık tayfları düzgün fakat sürekli değildir. Renk sıcaklıktan 3000 – 5600 K değerindedir. Işık akısı 19.000-200.000 lümendir.

2.8 Fiber Optik Kablolarla Aydınlatma

Aydınlatmanın estetik yönü ve güvenilir olması gerekliliğinin gündeme gelmesinden sonra çeşitli aydınlatma çözümleri ortaya çıkmıştır. Başlı başına bir ışık kaynağı olamasa da aydınlatma sektöründe yerini almıştır. Bunlardan biri de fiber optik kabloların aydınlatma alanına sunduğu sayısız çözümlerdir. Fiber optik aydınlatma genel bir ifadeyle; bir ışık üreticisinden elde edilen ışığın istenilen bölgeye ışık taşıyan fiber optik kablolar aracılığıyla taşınmasıdır. Fiber optik aydınlatma sistemlerinin geleneksel aydınlatma sistemlerinden temelde en büyük farkı; ışık kaynağının uzakta konumlandırılması ve ışığın fiber kablolar ile taşınmasıdır. Bu yöntemin sağladığı en büyük iki avantaj ise;

• Işık soğuktur ve ısı taşımaz

• Işık kaynağı ışığın gerektiği noktadan uzak bir noktaya yerleştirilebilir.

Bu farklılılar ile fiberoptik bir çok alanda avantajlar sağlayabilmektedir. Ulaşılması zor noktalarda veya bakımın çok masraflı hatta imkansız olduğu noktalarda tek çözümdür. Fiberin çalışma prensibi temel optik kurallarına dayanır. Bir ışın demeti az yoğun bir ortamdan daha yoğun bir ortama geçerken geliş açısına bağlı olarak yansıması ( tam yansıma) yada kırılarak ortam dışına çıkması (bu istenmeyen durumdur) mantığına dayanır. Fiber optik aydınlatma sistemleri temel olarak 2-3 ana kısımdan meydana gelmektedir.

• Işık kaynağı

• Fiber optik kablo demeti

Bunlara bağlı olarak istenildiği taktirde;

• Armatürler

Temel olarak ışık üretme tekniklerine göre üç değişik türde ışık kaynağı mevcuttur. Bunlar Halojen Lamba, Deşarj Ampulü, ışık kaynaklarıdır. Fiber optik kablolar hazırlanan projeye, mimari tasarıma ya da ihtiyaca uygun ebatlarda kesilerek bir demet haline getirilir. Işık kaynağına (ışığın çıkış noktasına) sonlandırıcı muf kullanılarak yerleştirilir. Böylece ışık kaynağının ürettiği ışık, fiber optik demet içinde taşınarak , armatüre ve ya direkt çıplak fiber optik kablo uçlarına iletilir. Fiber optik kablo sadece ışık taşıyıcıdır, elektrik akımı taşımaz. Nemli ve soğuk ortamlarda, aydınlatmanın elektrik riski taşıması istenmeyen yerlerde tam bir güven içerisinde kullanılabilir. Işık kaynağında üretilen ve fiber optik kablolar ile taşınan ışık soğuk olduğu için yakınındaki canlılara ve malzemelere zarar vermez. Dolayısıyla, dış ortamlarda, insanların ve diğer canlıların birebir temasının olduğu yerlerde güvenle kullanılabilir. Işık hijyeniktir. Kaynak ışıklı alanda bulunmadığı için manyetik alan oluşturmaz. Böylece toz v.b. partiküller harekete geçmez. Bu sayede gıda vitrinlerinin aydınlatılmasında ve bakımında hijyen sağlanır. Geleneksel aydınlatma sistemlerinin sorun oluşturduğu ısıya duyarlı ve hassas, patlama riski olan yada bakımı zor / imkansız olan noktalarda ışığın ısıyı taşımamasından dolayı çözüm üretir. Işık kaynağı, ışığın kullanıldığı yerden tamamen ayrı bir noktaya yerleştirildiği için bakımı kolaydır. Fiber optik aydınlatma sisteminin, ilk kurulum masrafının oldukça yüksek olmasına rağmen işletme açısından bakım ve diğer giderleri geleneksel aydınlatma yöntemlerine göre yok denecek kadar azdır. Fiber ışığının birçok uçla ulaştığı mekanlarda gölgeler ortadan kaldırılarak objelerin ayrıntıları daha belirgin olarak seçilebilir ya da isteğe bağlı olarak gölgelendirme de yapılabilir. Işığın birçok doğrultudan görülmesi ya da isteğe bağlı olarak sadece belirli noktalardan görülmsei sağlanabilir.

2.9 Işık Yayan Diyotlar

Tasarımcılara geniş ve kolay kullanım imkanları sunan Ledler (light emiting diyodes) sahip oldukları birçok olumlu özellikten dolayı her geçen gün biraz daha geliştirilerek aydınlatma sektöründe yerini almıştır. Çok düşük enerji sarfiyatları, yüksek ışık verimliliği minimal boyutları, geniş renk yelpazesi, farklı renk sıcaklıkları gibi bir çok özelliğiyle yakın bir zamanda geleneksel aydınlatma sistemlerini geride bırakacak oldukça geniş uygulama alanına sahip olan bir teknolojidir. Nano saniyeler mertebesinde hızlı bir ışık çıkışına sahiptir. Şok ve titreşimlere dayanıklıdır. Cam, flaman gibi kırılgan elemanlar ihtiva etmez. LED ampulleri doğru akım kullandığı için çalışmaları tamamıyla sessizdir. Çevrecidir; yapısında civa gibi ağır metallar ve halojen gazları yoktur. Titreşimsiz yanma özelliğine sahiptirler. Isı vermeyen ışık (cold lıght) nedeniyle güvenli kullanım olanağı vardır.

Isık yayan diyotlar, dogru yönde gerilim uygulandıgı zaman ısıyan, diger bir deyimle elektriksel enerjiyi ısık enerjisi haline dönüstüren özel katkı maddeli PN diyotlardır.

Yorumlar

5 yorum
  1. Temmuz 16, 2009

    iyi bir çalışma

    Cevap ver
  2. Şubat 14, 2010

    optik aydınlatmanın görünümünü istiyorum

    Cevap ver
  3. Temmuz 19, 2010

    led aydınlatma sistemleri ile ilgili araştırmam var yardımcı olabilrcek varmı?

    Cevap ver
  4. Nisan 16, 2011

    güzel olmuş…

    Cevap ver
  5. Temmuz 30, 2012

    wauwwwwwwwwwww dehset bır sıte ..

    Cevap ver

Yorum yap

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. All Rights Reserved TM. Unienerji Copyright ©2007.