led\'li sokak aydınlatmaBilindiği üzere Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri artık, nüfusları, sahip oldukları doğal kaynaklar vb. değerler ile ölçülmüyor. Zenginlik ileri teknolojiyi üretebilen, bilimsel düşünceyi ve bilimsel yöntemleri kullanmayı bir yaşam biçimi haline getirebilmiş olan ülkelerde gizlidir. Eğitim seviyesinin yüksek olduğu ülkelerde ekonomik gelişim hızı da ivme kazanıyor. Ancak unutulmaması gereken husus toplumlar gelişmişlik düzeylerine göre sınıflandırılırken halen daha, sahip oldukları enerji kaynaklarından ürettiği enerjinin fosil kökenli ya da yenilenebilir oluşu, tükettiği enerjinin ne kadarını kendisi ürettiği ne kadarını diğer ülkelerden karşıladığı, tükettiği enerjiyi verimli mi yoksa verimsiz mi harcadığı hususları dikkate alınmaktadır.

Ülkemizde durum halen daha iç açıcı bir duruma sahip değildir.  çünki hem ürettiğimiz enerji az hem de dışa bağımlıdır. Bunun yanında üretim kaynağı neredeyse tamamıyla fosil kökenli (Doğaya zararlı) dir. Üretimimizde yenilenebilir kaynakların neredeyse sıfıra yakın olması bizim varlık içinde yokluk çektiğimiz anlamını taşıyor. yıllık güneşlenme verilerimiz oldukça yüksektir. Örneğin Almanya ile bir kıyaslama yapacak olursak Almanya yıllık güneşlenme verileri ülkemizin oldukça altında kalır ama güneş enerjisinden elektrik enerjisi üretiminde bizden çok çok daha fazla faydalanmaktadır. bunun sebebi ülkede mevcut olan yenilenebilir enerji teşviklerinin tatmin edici ve teşvik verici olmasında gizlidir.  

 

Ülkemiz tükettiği enerjinin ne kadarını etkili kullanıyor?

Evet cevap şaşırtıcı değil tabiki, bu noktada yıllarca avrupanın arka çöplüğü haline gelmiş olan ülkemizde yaptığı iş küçük ama harcadığı enerji yüksek olan alet ve ekipmanlar kullanılmıştır. bu durumdan henüz tam manasıyla kurtulmuş değiliz. evlerimizde kullandığımız elektrikli aletlerden tutunda sokaklarda park ve bahçelerde kullandığımız aydınlatma armatürlerine kadar pek çok ürün bizlere boş yere fazladan enerji harcatmıştır.

Son yıllarda tüketicinin hizmetine sunulan enerji tasarruflu cihazlar ile donatılmaya başlanan evlerin sayısı hızla artmaktadır. ancak bu ürünlerin ekonomik ederinin yüksek olması ulaşılabilirliğini ve kullanılabilirliğini kısıtlamaktadır.

Aydınlatma üzerine aslında söylenmesi gereken en önemli söz “kullanmıyorsan söndür” ifadesidir. ancak yapılması gereken tamamen tasarruflu aydınlatma armatürlerini kullanmaktır. Bunlara en güzel örnek ise LED lambalı (diyotlu) armatürlerdir. Tabiki bu armatürleri (dışarıdan) hazır alıp kullanmak da çözüm değildir. Çünki bu şartlarda ülkemizin üzerine ekonomik külfet getirmektedir. bunun yerine mutlaka bu ürünler ülkemizde kendi öz kaynaklarımızla üretilmelidir. her şeyiyle 100 YTL ye mal olan bir ürünü dışarıdan 550 YTL ödeyerek almanın bir mantığı olamaz.  Ülkemizde mutlaka bu ürünlerin üretim tesisleri kurulmalıdır. bunca işsiz gence de iş sahası açmış oluruz. Bu uygulamaların artması tamamen insanların alım gücüyle orantılıdır. siz bu ürünleri insanların hizmetine daha ucuza sunacaksınız ki insanlar bu ürünleri talep edebilsin. Daha ucuza derken aslında demek istediğim olması gereken fiyattır. Avrupa da 5 Euro olan bir ürünü burada kendi halkınıza 25 euroya satmaya hakkımız yok! Bu ürün burada en fazla 7-8 Euro olmalıdır. Çünki aynı ürünü burada 3-4 euroya siz üretebilirsiniz. Öyleyse neden bu para dışarıya aksın ki?

 ledli sokak_park aydınlatma

Resim 1. LEd diyotlu – lambalı çevre – bahçe aydınlatma armatürü

 ledli sokak_park aydınlatma

Resim 2. LEd diyotlu – lambalı çevre – bahçe aydınlatma armatürü

Yaz ayları geldimi başlıyor elektrik kesintileri. tabiri caiz ise “Alıştık artık”. Ama neden bu bizim ülkemizin kaderi olsun ki? Hep birlikte bunu değiştirebilecek bilgi beceri ve güce sahibiz. Öyleyse mutlaka gerekli adımları atıp Avrupayla dünyayla yarışmak için hala ne bekliyoruz?  üretmek yerine hazır almak neden tercih sebebimiz olsun ki? Elbetteki ülkemizdeki üretim şartlarının (vergiler) çok da olumlu olduğu söylenemez ama bu bizleri yıldırmamalıdır.