Güneş Santralleri ve Sorunlar Yumağı

Bu yazımızda güneş santrallerinde karşılaşılan sorunlara değineceğiz.  Santrallerde sıklıkla ortaya çıkan güç kayıplarından, statik hatalara, mikro çatlaklara, arızalı panel montajlarına, kayıplarına, yerleşim yeri seçimlerine kısa kısa değinmeye çalışacağız. ilk olarak santral yeri seçimi noktasında gördüklerimi ve tespitlerimi paylaşacağız. Bazı sosyal paylaşım sitelerinde veya web bloglarda okuduğumda hadi canım ordan dediğim ama gördüğümde yazılanların hepsinin gerçek olabileceğine inandığım bir durumu tespit edeceğim.  Santral yeri. Çok sayıda güneş santrali gezdik. Kimisini detaylı kimisini yol kenarından incelediğimiz bu santraller hep tarım dışı arazideydi. Ancak son günlerde gördüğüm santrallerin bir kısmı her nasıl olduysa birinci sınıf tarım arazileri üzerine kurulmuş durumda. 2002 yılında adım attığım bu sektör hakkında gün gelecek santralin kurulduğu yeri eleştireceğim diye bir düşüncem hiç olmamıştı. Hep daha fazla santral kurulsun diye düşünmüştük. Çatıya, açık alana nereye olursa yeter ki güneşten faydalanalım derdik.  Ancak gel gör ki neler olmuş neler. Çevremizde gördüğüm yanlışlıklardan bahsedeceğim biraz. Dört ayrı santral örneği vereceğim. İkisi bir kasabada mahalle evlerinin hemen yanı başında, sağı solu buğday tarlası ve düm düz bir ovanın tam ortasındalar. Ve bu ova ki büyük bir bölümü sulu tarım yapılıyor. Düm düz bu ovadaki santralin 100m ötesinde sulama kanalları geçiyor ve yılın 5 ayında gölden sürekli olarak su akıyor. Diğer iki santral ise iki il arasında duble yol kenarında yine düm düz bir ovada sağı solu ve arkası kiraz bahçesi, ceviz bahçesi, elma bahçesi, domates tarlası gibi çok ama çok ekonomik getirisi olan ürünler ile sarılmış durumda güney cephesinde ise duble yola sıfır vaziyette. sulama sistemi desen hem de damlama sistemi mevcut. Şimdi gelelim santral kurulum mevzuatındaki tezatlıklara. Hani sulak arazi, tarıma elverişli araziler santral için onay alamazdı ? nasıl oldu da buralara 4 adet toplamda da 4 MW kurulu güç tesis edilebilmişti. Biraz sordum soruşturdum vay arkadaş bu ne iş dedirten olaylar ya. Her nasıl yapılmış ise sağı solu dört bir tarafı verimli bahçeler ile donatılmış olan bu araziler sihirli bir el değmiş  ve bir anda ot bile yetişmez deyip vasıfsız yapılmış. Canım tarım arazileri olmuş santral. Hem de o kadar boş kurak çorak mekan durup dururken. Diyelim ki Yaptınız, iyi de bu santrallerin hem doğusu hem batısı bazen de hem güneyi oldukça gürbüz ağaçlarla ve bazı santrallerde ise beton yapılar ile çevrilmiş durumda.  Bu durumda Gölgeleme, santral ömrü, güç kayıpları gibi unsurları hiç kimse düşünmemiş mi acaba. Bu konu çok derin ama çözüm yeri burası değil.

 

Bir diğer olumsuzluk ise santrallerdeki güç kayıpları. Yine bir santral gezisinde gördüğümüz bu olumsuzluğu açıklamaya çalışalım. 1Mw gücündeki bir santral için 15 adet inverter kullanılan bu santrallerde inverterlere eşit güç dağılımı yapılmış. Paneller eşit olarak dağıtılmış sayılır ancak her nasıl oluyorsa 1 nolu inverter anlık olarak 65KW üretirken 5 nolu inverter 25KW üretiyor. Bu gibi en az 6 adet inverter yarı güç veya altında anlık üretim yapıyor. bu ne yaman çelişkidir deyip tüm sahayı dolaştık.  Ancak ne bir gölgeleme ne bir çıkmış hat kablosu hiç bir olumsuz durum yok. Tek tek bütün bağlantı kutularını açıp sigortalara baktık hepsi normal konumunda. Yani invertere gelmeden önce her şey yolunda görünüyordu.  Yani kısacası ya panellerde bir arıza oluşmuştu ya da inverterlerde. Derken her kutuya gelen dize akımlarını ölçelim dedik ama baktık ki kalıcı çözüm değil termal kamera ölçümü daha mantıklı geldi.  Derken termal kamera ölçümü yaptırdığımızda gördük ki sahadaki yaklaşık %5 oranında arızalı panel çıktı. kimisi montaj anında kimisi ise orijinalinden arızalı çıktı. Oysaki santral henüz hiç kış sezonu geçirmemişti. yani kısacası ne kar yükü yüzünden gölgeleme ne de don olayı yüzünden temizlik aşamasında mikro çatlak oluşma ihtimali vardı.  Santralin yıllık gelir kaybı  yaklaşık 60.000TL civarında çıkıyor. Montaj ekibi nasıl becerdiyse hem arızalı panelleri monte etmiş hem de bazı sağlam panelleri monte ederken çatlatmıştı.  Tekrar tekrar görüyoruz ki eğitim şart. Santral tesis işlemlerindeki çalıştırılan personelin PV konusunda eğitimli olması gerekliliği ortaya çıkmış oluyor.

 

Yine santral gezilerimizde gördüğümüz olumsuz durumlardan bir tanesi ise maalesef ki gölgeleme. Gölgeleme alan panellerin tüm panellere oranı bazı santrallerde %10 iken bazılarında bu oran %25-%40 değerlerindeydi. Özellikle bir santral vardı ki içim acıdı gerçekten.  Santralin bu durumuna kasım ayında yakınından geçerken şahit olduk. Başka bir santralde ziyaretten dönüyorduk. Saat 14:00 – 15:00 civarıydı.  Yamaca kurulmuş olan bu santral çevredekilerin aksine tepenin kuzey yamacına eğimlendirilmişti.   Tüm paneller dikey olarak monte edilmişti. sıralar arası gölgeleme o kadar ciddi boyuttaydı ki santralin yarısı için söylüyorum öndeki sıranın gölgesi arka sıraya düşüyor ve gölge düşen bölge panelin yarısını kaplıyordu.  bu nasıl bir montaj bilgisidir arkadaş. panel yatay monte edilse tamam da dikine montajlı olunca telafisi de yok.  Bypass diyotları da bir işe yaramaz hale geliyor.  Bu santralin sahibi ne umuyor ve ne bulacak acaba? Santral civarındaki, ortasındaki veya panel dibindeki gölgelemeler ayrı bir konu tabi.

 

Bitmedi ama bitsin. Gelecek yazılarımızda bu konulara değinmeye devam edeceğiz.

 

Yazıdaki görsel :http://www.solar-panels-cleaning.com/en/snow-removal-and-treatments-against-freezing adresinden alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir